Türkiye Birincisi

     
   
     

     
   
     

  
     
 
ZİYARETCİLER
Aktif :4
Bugün :5415
Toplam :75212
Toplam Üye:0
IP : 38.107.191.87
 
   
  Gezinti Bağlantılarını AtlaANASAYFA > REHBERLİK > ÖĞRENCİ

     
Başarının sırrı, palmiye gibi olmak!

Dünyanın en güçlü ağacı palmiyedir. Pek çok ağacı kökünden söküp savuran trofikal fırtınalara karşısında esnerler ama kırılmaz ve savrulmazlar. Bu yönleri ile başarılı insanlara örnek teşkil ederler.25 Kasım 2008 11:18
    

 

BAŞARILI İNSANIN GÜCÜ İÇİNDEDİR
 
Başarılı insanların güçlerini, dışarıdan değil kendi içlerinden aldığı, herkesin hiçbir şey yapmadan karşısındakinden koşulsuz sevgi beklediği, devamlı aynı davranışta bulunupta farklı sonuç bekleyenlere ‘salak’ dendiği gibi ilginç saptamalarda bulunan Gökçül, yaşamda karşılaşılan sorunları çözmenin püf noktalarını da gösterdi.
İnsanların dikkatlerinin yalnızca bir anda bir yerde bulunabileceğini, duyu organlarının aynı anda farklı yer, olay ve davranışlara dikkat edemeyeceğini belirten Gökçül, sorunların da ‘ilgi alanı’ ile ‘etki alanı’na girenler olarak ele alınıp, çözüm getirilebileceğini ifade etti.

Seminere katılan üniversitelilere, “İlgi alanınıza giren sorunları çözmeye kalkışmayın, uzak kalın, çünkü çözümü için bir şey yapamazsınız” önerisinde bulunan Banu Gökçül, “Etki alanınıza giren sorunları çözmek için uğraşın ya da ilgi alanınızdaki sorunu etki alanıza nasıl alacağınızı düşünün. Çünkü insanlar merak edince ve şaşırınca etkilenirler. Etkileyebiliyorsanız sorunu çözebilirsiniz. Aksi takdirde boş yere zaman ve enerji harcarsınız” dedi.

Bazı kişilerin iş ve özel yaşamlarında devamlı aynı davranışlarda bulunup, karşıdakilere hep aynı sözleri sarf ettiği halde farklı sonuçlar beklediğini, bunun da ancak salaklık olarak nitelenebileceğini ifade eden Gökçül, “Bazı kişiler iletişim sorunu yaşadığı insanlar için, ‘Yüz kere söyledim anlamadı. Aptal mıdır, nedir?’ diyerek dert yanarlar. Tabi ki yüz keresinde de aynı şekilde söylerseniz anlamazlar. Farklı söylemek gerek. Değişik iletişim tekniklerini kullanmak gerek. Aksi takdirde siz salak durumuna düşersiniz, farkında olmazsınız” dedi.
 
BEYİN HİÇ YORULMAZ

Başta öğrenciler olmak üzere bazı kişilerin, çok ders çalışmaktan, okumaktan veya düşünmekten zihin yorgunluğu yaşadığından yakındığını söyleyen Banu Gökçül, böyle bir şeyin de mümkün olmadığını belirtti. “Beyin hiç yorulmaz. Zihinsel yorgunluk söz konusu değildir” diyen Gökçül, “Zihin sürekli çalışan bir alettir. Arasına bilgi koymazsanız, kaygılarla, vesveselerle, şüphe ve merakla kendini yer bitirir. Bu nedenle okumak, düşünmek ya da zihinsel egzersizlerde bulunmak beyni dinlendirir. Ancak ders dinleme ve çalışma gibi belli olaylara dikkat ve konsantrasyonu sağlamak için de beynin bu konuda eğitilmesi gerekir. Bu amaçla kullanılan mindball ve benzeri cihazlar da beynin belli konulara yönelik konsantrasyon yeteneğini artırırken, günlük olayların kişiye yüklediği stres ve gerginliği de yok etmektedir” diye konuştu.

Gökçül oditoryumdaki öğrencilere toplu uygulamayla konsantrasyon sağlama tekniğini öğretirken, hareket etmenin insan vücudu üzerindeki beyinsel etkisini de bedensel hareketler yaptırarak anlattı.

 




Kaynak:




Tarih: 27 Kasım 2008 Perşembe
Okunma sayısı : 618
[Anasayfa] [Geri] [Sayfa başı]  [Yazdır]